3 Yaş Sendromuyla Baş Etmenin 15 Yolu
 
İşte ebeveyn olmayı yeniden sevmeniz için ( ya da sadece günü kurtarmak için J) size yardım edecek 15 ipucu:

Daha çok sevin, daha az bağırın: Bağırmak işler yolunda gitmediğinde hepimizin başvurduğu bir savunma mekanizmasıdır. Ama bağırmak çocukları bizim sandığımızdan daha kötü etkiler. O an için belki sadece ani bir davranış değişimi olabilir ama uzun dönemde daha derin psikolojik sorunlar yaratır. Sağlıklı beyin gelişimi için bağırmak, cezalandırmak yerine pozitif geri bildirimde bulunmak çocukların ihtiyacı olan şeydir. Yapılan çalışmalarda stresli durumlarla başa çıkarken “Pozitif Ebeveynlik” ile “Cezalandırıcı Ebeveynlik” arasında çocukların beyin gelişimi üzerinde belirgin farklar bulundu. Pozitif ebeveynlik ile büyütülen çocukların belli beyin bölgelerinin çok daha iyi geliştiği kanıtlandı. Eğer çocuğunuza çok fazla bağırıyor ya da kızıyorsanız disiplini sağlamak adına diğer seçeneklere yönelmelisiniz. Bu nedenle okumaya devam edin J

Duyguları Etiketleyin: Susam sokağından aklımda kalan bir sahne var. Kurabiye canavarı kurabiyeleri çalmakla suçlanır. Kurabiye canavar kızgın ve üzgündür ve şöyle der: “Ben açgözlüyüm, yalancı değil”. Neden olmasın? Başta bu tarz kelimeleri kullanmak tuhaf gelebilir.  Ancak gerçekten olduğu ya da hissettiği buysa kişinin kendine ve çevresindekilere karşı dürüst olmasında hiçbir sakınca yok. Bu çocuğun kendi duygularını tanımasına, kendini daha iyi ifade etmesini sağlamasına, anne baba ile daha iyi bir iletişim kurmasına yardımcı olacaktır. Oburluk, kibarlık, sabırsızlık, çalışkanlık  vb… Başta tuhaf oluyor biliyorum. Çocuğun anlamayacağını düşünüyorsunuz. Ancak bir süre çocuğunuzun ağzından onunla alay eden küçük kardeşine “Bu hiç kibar değil!” dediğini duyacaksınız, Ben duydum hem de 5 yaşındaki birinden J.

Çocuğunuzla Uyumlama Yapın: Duygusal açıdan sağlıklı çocuk yetiştirmenin anahtarlarından biri onunla uyum sağlayabilmek ve herhangi bir anda neye ihtiyacını olduğunu iyi anlayabilme yeteneğidir. Uyumlama, kısaca, kendinizi çocuğunuzun yerine koyarak onun ihtiyacınız anlayabilmek ve bunu ebeveyn bilgeliği ile çözümlemektir. Çocuğunuzun kötü davranışının temelini anlamaya çalışın. Örneğin “Neden ayakkabılarını giymek istemiyor ve bu nedenle bir öfke krizi geçiriyor? Esas soruna ulaşabilirseniz uygun çözümü de bulabilirsiniz. Uyumlama yapan ebeveynler çocuğun “kötü davranışı” nın geçmesi için sadece zaman vermezler ayrıca “neden” diye sorgularlar. Böylece davranışa yol açan temel sorun orta çıkar ve böylece çocuğun ihtiyacı daha iyi anlaşılır, daha çok sevgi gösterilir ve uzun dönemde daha iyi bir davranış stili çocuğa kazandırılabilir.

Çocuğunuza kısa aralarla ve düşük dozda “Tam İlgi” gösterin: Eğer sizin 3 yaşındaki ufaklık cep telefonunuzu elinizden çekiyorsa, Siz yazarken klavyeye vuruyorsa ya da katladığınız çamaşır kulelerini deviriyorsa kulak verin, çanlar sizin için çalıyor. 3 yaşındaki çocuğunuzun her zaman tüm ilgiyi istediğinizi biliyoruz ama siz çamaşırlarla uğraşırken, e-mail okumaya çalışırken veya herhangi bir şeyi yetiştirmeye çalışırken bunun mümkün olmayacağını da biliyoruz. Ufaklığın sizin ilginizi çekme çabalarını fark ettiğiniz an ona tüm ilgiyi aldığı birkaç dakika verin. Gözlerinin içine bakın, ona bazı sorular sorun, cevaplarını dinleyin. Vücut dilinizi kullanmayı unutmayın. Elinizdeki telefonu, bilgisayarı, çamaşırı, bulaşığı kenara koyun. Cevapları dinlerken onu o an başka bir şeye nasıl yönlendireceğinizi düşünün.

Yaratıcılıkla Yönlendirmek: Mümkün olduğunca erken ve sevgi dolu bir sesle yönlendirin. Kendinize “Çocuğum neden bu yaramazlığı yapıyor, Gerçek ihtiyacı ne?” diye sorun. Agresif davranışlar genellikle fiziksel bir yönlendirme gerektirir. Örneğin çocuk oyuncaklarını kırıp döküyor ya da bağırıyorsa, dışarda bir süre yürümek bisiklete binmek işe yarayabilir. Eğer çocuk yere yatmış ağlıyorsa biraz ilgi ve kitap okumak gibi sakin bir aktivite daha yararlı olacaktır.

Sık Sık Ona Dokunun: 3 yaşındaki çoğu çocuk bolca sarılmaya ihtiyaç duyar. O an müsait olmasanız bile işinizi bırakın ve size sokulan çocuğunuzu bir kere kucaklayın. Bunu günde birkaç kez tekrar edin. Yaramazlık yaptığı zamanlar da dahil olmak üzere sık sık “seni seviyorum” demeyi ihmal etmeyin.  

“Başınıza Gelecekleri” Bilin: Çocuklar aynı yanlış şeyleri üst üste bıkmadan usanmadan yapmaya bayılırlar. Her sabah kıyafet giyme konusunda kavga mı var, ya da araba koltuğuna oturmak bir savaşa mı dönüştü? Tekrar suçlarını bilin, siz erken davranın, ona seçenek sunun ve doğru seçimi yapması konusunda cesaretlendirin. Şimdi şu hikayeyi dinleyin. 3 yaşındaki yeğenim her defasında araba koltuğuna oturmamak ve kemerleri bağlatmamak için elinden geleni ardına koymazdı. Çünkü bu şekilde tüm aileyi yönettiğinin farkındaydı. O oturmadan yola çıkamadığımızdan diğer çocuklar sinirlenir bu da ona daha güçlü hissettirdi. Yine kalabalık bir günde başımıza geleceği bildiğimizden henüz arabaya varmadan ona “Eğer herkes sana aynı anda 3 kere seni seviyorum derse araba koltuğuna oturup kemerlerini bağlayacağına söz verir misin?” diye sorduk. O da “Evet am a5 kere söylemeniz gerek” diye karşılık verdi. Biz üstümüze düşeni yaptığımızda herkes kahkahalarla gülüyordu. Ona küçük bir konuda kontrolü vererek esas surumun kontrolünü biz ele geçirmiş olduk.

Beklentilerinizi Netleştirin: Bir aile kuralları listesi yazın. 3 yaşındaki bir çocuk için bunu tabi ki kısa e basit tutun. Örneğin, 1) yumuşak ses kullan 2) anne ve babanın sözünü dinle 3) diğer insanları incitme gibi. Bunları her gün gözden geçirin ve akşam yemeği ya da yatma zamanında bunları yapan çocuğunuzu takdir edin, onu yüreklendirin.

Kurallara Uymayı Öğretin: İtaatkarlık doğuştan sahip olduğumuz bir şey değildir. İnsan belki sadece doğaya karşı doğuştan itaatkardır. Bu nedenle kurallara uyması gerektiğini çocuğumuza öğretmemiz gerekir. 3 yaşındaki çocuklar otoriteyle savaşır ve kendi kurallarını yaratmaya çalışır. Buradaki püf noktası çocuğa itaatkarlığı sevdirmektir. Elbette buradaki kasıt düşünmeyen sadece söyleneni yapan çocuklar yetiştirmek değil. Ancak ona duracağı noktaları göstermek, sınırlarını belirlemek, neye karar verip neye veremeyeceğini ve tüm bunları nedenleri ile öğretmektir. Kesin uyması gereken kurala uyduğunda onu pozitif yönde besleyin. Takdir edin. Başını okşamak, alkış yapmak gibi basit şeylerle başlayıp oyun zamanını arttırmak gibi yöntemlere geçiş yapabilirsiniz.

Sonucu Değil Çabasını Övün: Çok fazla övgü ters tepebilir ve çıtayı fazla yükselterek çocukta başarısızlık korkusu yaratır. Bu nedenle sonuç ne olursa olsun mühim olanın sonuç değil çocuğun çabasının olduğunu ona göstermemiz gerekir. Bu konu oldukça önemli ve geniş olduğundan daha sonra detaylı bir yazı yayınlayacağım.

Davranış Çizelgesi Oluşturun: Stickerlar çocuğunuzun üzerinde bir daha asla 3 yaşında olduğu kadar etkili olmayacaklar. O zaman neden kullanmayalım ki? Yatağınız başına bir çizelge asın ve örneğin yatağına zamanında gittiği her gece için, ya da tüm gün altını ıslatmadığı her gün, yemeğini yediği her öğün için çizelgesine yapıştırması için bir sticker verin.

İstikrarlı Olun: İstikrar çocuk aynı yaramazlığı her yaptığında kızmak ya da bağırmak değildir. İstikrar yaşadığınız probleme karşı duruşunuzu değiştirmemektir. Eğer çocuğun ayakkabılarını dışarda bırakması bugün bir sorunsa, yarın çocuk ayakkabılarını yine dışarda bıraktığında onun yerine içeriye almamaktır. Bir karar aldıysanız mutlaka onu uygulayın. Çocuğunuza sadece konuşarak mesaj vermezsiniz. Hatta bazen davranışlar sözlerden çok daha etkilidir. Dün ayakkabılarını dışarıda bırakmamasını istediğiniz çocuk bugün ayakkabılarını dışarda bıraktığında sizin içeri aldığınızı görürse sizce de çocuk üzerindeki etkiniz azalmaz mı?

Çocuğa Diğer Bakanlarla Aynı Dili Konuşun: Kreşe gidiyorsa orada nasıl bir pozitif ödüllendirme sistemi var? Peki ya büyük annelerin dedelerin evinde durum nedir? Kuralların okulda, evde ve çocuğun vakit geçirdiği diğer yerlerde de aynı olması gerekir. En fazla zorlanacağınız yer anneanne, babaanne, dedelerin yanı olacağından eminim J

Hiç Biri İşe Yaramadığında Zaman Verme Yöntemine Başvurun: Kızmamaya çalışın ve küçük meydan okuyucunuza daha önceden belirlediğiniz bekleme kösesine gitmesini söyleyin. Bu köşenin daha önceden belirlenmiş olması ve her seferinde mutlaka aynı yer olması çok önemlidir. Bunun için bir paspas, bir koltuk köşesi vb. herhangi bir yer olabilir. Eğer gitmek istemezse onu oraya götürün. Tekme atabilir size vurmaya çalışabilir. Siz sadece onu nazikçe tutun ve yumuşak bir sesle onu sevdiğinizi söyleyin. Yaşı ne olursa olsun ona bir dakika verin ve ağlamaya ya da tepinmeye devam ettiği sürece burada kalacağını söyleyin. Bunu neden yaptığını hemen o anda konuşmaya çalışmayın.  Unutmayın o sadece 3!

Kendinize İyi Bakın: Yardım isteyin. Eşinizden, arkadaş ya da akrabalarınızdan… Kendinize biraz zaman ayırın. Unutmayın 4. Yaş geliyor J

Yorum Yap
Paylaş